İstanbul – Haydarpaşa

İki arkadaş alışveriş yapmak için Akmar’ın aşağısındaki Tansaş’a gitmiştik. Henüz bıyıklarım yeni terlemişti, üniversiteye başlamış biri olarak artık erkekliğe adım atıp düzenli traş olmaya karar vermiştim. Neyse, gittim traş köpüklerine bakmaya, sanki çok anlıyormuş gibi birini alıp öteki ile karşılaştırıyordum. Derken kokularına merak saldım, kapağını açtım ve hmm mentollü güzelmiş falan derken kapağını kapatıp yerine koyayım dedim. Ama lanet olası kapak kapanmak bilmedi. Biraz da uyguladığım kuvveti abartmış olmalıyım ki pıssırrt diye bir avuç dolusu köpük çıktı. Elim avucum köpük doldu, reyonun taa öteki başından görevli ile göz göze gelince ne yapacağımı şaşırdım. Korktum resmen, adam gelip dövecek sandım. Elimde avucumda ne varsa arkadaşıma uzattım ve eline bıraktım. O da ne olduğunu anlamadan iki avucunu açıp beklemişti. Bir güzel ellerimde kalan köpüğü de sıvazladım, öylece marketten çıktım gittim. Az sonra arkadaş elinde bir paket açılmış peçete ve malum köpüğü satın alarak geldi yanıma. Sanırım arkadaş satmak tam da böyle bir şeydir. O gündür bu gündür ne zaman köpük reklamı görsem o zamanlar aklıma gelir, gülerim kendime. O markete bir daha da hiç gitmedim. Yine olsa yine gitmem. Arkadaşım hiç kızmadı bile, güldük, gittik Kadıköy’de Yıldız Büfe’den sosis ekmek yedik. Sonra da bu fotoğrafı çektim.

Leave a Reply